Osmanlı Hanedanı’ndan yirmi altıncı padiÅŸah. Babası III. Ahmet, annesi MihriÅŸah Kadın Efendi’dir. III. Mustafa, I. Mahmut ve III. Osman’ın saltanatları boyunca, Topkapı Sarayı’ndaki dairesinde yaÅŸamıştı. 30 Ekim 1757′de tahta çıkan III. Mustafa’nın 1768 veya 1769′a kadar devam eden ve bir barış devresi olan saltanatının ilk yılları, Osmanlı tarihinin son büyüklük ve huzur seneleri olmuÅŸtur. Fransa ve Avusturya’nın durakladığı bu tarihlerde İngiltere ile Rusya ve Prusya geliÅŸmiÅŸ ve kuvvetlenmiÅŸti.
III. Mustafa saltanatı boyunca devleti kalkındırmakla uÄŸraÅŸmış, oÄŸlu III. Selim, onun ıslahat fikirlerini devam ettirmiÅŸtir. III. Mustafa büyük bir ihtiyat hazinesi toplamış, askerî ıslahata giriÅŸmiÅŸ, birçok bayındırlık eseri yaptırmıştır. Fakat Rus savaşının çıkması, bu hamleleri yarıda bıraktırmıştır. İlk sadrazamı Ragıp PaÅŸa’nın ölümünden sonra devlet adamı bulmakta büyük sıkıntı çekmiÅŸtir.III. Mustafa’nın ÅŸiirde mahlası “Cihangir”dir. Büyük imarcı padiÅŸahlardan olup özellikle 22 Mayıs 1766 zelzelesinden sonra İstanbul’u ihya etmiÅŸtir.
III. Mustafa tahta çıktığı zaman sadarette, eniÅŸtesi Damad Koca Ragıp PaÅŸa bulunuyordu. Bu büyük devlet adamını ölümüne kadar sadarette bıraktı. 8 Nisan 1763′de Ragıp PaÅŸanın ölüm yılında Yedi yıl Savaşı bitmiÅŸ ve Avrupa’da İngiltere, Fransa’yı ikinci dereceye düşürerek büyük güç kazanmıştı. Ragıp PaÅŸa bu savaÅŸta Prusya kralı II. Friedrich’i tutmakla beraber, Prusya’yı Rusya’ya karşı silahla desteklemekten çekinmiÅŸtir. SavaÅŸtan sonra Almanya ve Rusya ile anlaÅŸan Prusya, Lehistan’ın taksimine hazırlanmış, bu mesele DoÄŸu Avrupa’da yüzyıllardan beri süregelen dengeyi bozmuÅŸtur. Lehistan’ın büyük devletler arasından çıkması, II. Katherina Rusya’sına büyük bir kudret kazandırmış, Osmanlı Devleti bu kudreti önleyememiÅŸ ve Rusya, Karadeniz’e inmiÅŸtir. Ragıb PaÅŸa, Avrupa’da Yedi yıl Savaşı devam ederken Osmanlı İmparatorluÄŸu’nda bir barış ve huzur devri yaÅŸatmış, ancak birkaç yıl sonra kopacak Rus savaşı, bu Yediyıl Savaşı’nın bir sonucu olarak baÅŸlamıştır.
Sultan III. Mustafa, 21 Ocak 1774′te ölmüş, saltanatı 16 yıl, 2 ay, 22 gün sürmüştür. Ölüm sebebi, Rus savaşının verdiÄŸi teessürdür.
İngiltere, Fransa ve Rusya’nın Osmanlı Devleti’nden fazla güç kazandıkları, III. Mustafa’nın son yıllarında ortaya çıkmıştı. Mühedishâne-i Berrî-i Hümâyûn ve Mühendishâne-i Bahrî-i Hümâyunun kurucusu, III. Mustafa’dır.
III. Mustafa, devrinin önemli ÅŸahsiyetleri, devlet adamı ve kumandan sadrazam HekimoÄŸlu Ali PaÅŸa ile devlet adamı diplomat, ÅŸair ve bilgin sadrazam Damad Koca Ragıb PaÅŸa’dır.1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı ve savaşın sebepleri:
1739 Belgrat AntlaÅŸması’ndan sonra Rusya, açıkça Osmanlı Devleti’ne savaÅŸ açmaktan çekinmekle beraber Osmanlı İmparatorluÄŸu’nun Ortodoks tebaası arasında propagandaya baÅŸlamış, KaradaÄŸ ve Batı Gürcistan’da huzursuzluklar çıkarmıştır. Ruslar, Romanya prensliklerinde, hatta Arnavutluk ve Mora’da bile propagandaya baÅŸlayarak Ortodoksları Osmanlılara karşı kışkırtmışlardır. Ancak yeni bir Osmanlı-Rus Savaşı’nın gerçek sebebini Lehistan meselesi teÅŸkil etmiÅŸtir.
Lehistan, Osmanlı Devleti, Avusturya ve Rusya gibi üç büyük devlet arasında gerçek bir denge unsuruydu. Bu unsurun ortadan kalkması, dengeyi kökünden bozabilirdi. Bu dengeyi bozmayı ilk deneyen II. Katherina, 1725′ten, Büyük Petro’nun ölümünden beri durgunluk devresine giren Rus ileri hamlesine yeniden baÅŸlamak istiyordu. II. Katherina, Büyük Petro’nun baÅŸaramadığı iÅŸi baÅŸarmak, Avrupa’nın en büyük devletleri arasına girmek niyetindeydi. Bunun için Lehistan’da Rus nüfuzunu kurmak için harekete geçti. III. Augustus ölür ölmez Lehistan’ı iÅŸgal ettirdi ve tahta Kont Stanislas Poniatovvski’yi çıkarttı.
Osmanlı Devleti bu durumu tanımadı ve Rusya’yı protesto etti. Henüz Osmanlı Devleti ile karşı karşıya gelmek istemeyen II. Katherina, Rus iÅŸgalinin geçici olduÄŸunu bildirdi. Ancak Rus iÅŸgalini ve yeni kralı tanımayan Leh asilleri, devamlı ÅŸekilde, Lehistan’ın eski koruyucusu olan Osmanlı Devleti’nden yardım istiyorlardı. Ruslar, Bar ÅŸehrinde toplanan Leh milliyetçilerinin üzerine yürüdüler. Milliyetçiler Osmanlı sınırı geçerek Balta’ya sığındılar. Ruslar, Lehlerin arkasından Balta’ya girdiler ve Leh milliyetçileriyle beraber kasabanın halkını da öldürdüler. Bunun üzerine İstanbul’daki Rusya büyükelçisi Obreskov tutuklandı. Osmanlı Devleti 8 Ekim 1768′de Rusya’ya savaÅŸ ilân etti.
Osmanlı ordusu hazırlıksızdı. Ancak büyük bir ihtiyat hazinesi biriktirmiÅŸ olan III. Mustafa, bu parayla 1768-1769 kiÅŸi içinde seyyar ordunun hazırlanabileceÄŸi fikrindeydi. Savaşın bir veya iki yıl geciktirilmesine taraftar olan sadrazam Muhzinzâde Damad Mehmet PaÅŸa istifa etmiÅŸti. Gerçekte, Lehistan’daki Rus nüfuzuna göz yummak ve Osmanlı Devleti’ne ait bir kasabanın altüst edilmesine aldırmamak, Osmanlı Devleti’nin geleceÄŸi bakımından büyük tehlikeler taşıyordu. Üstelik Osmanlı Devleti’nin Rusya’ya yenilmesi hemen hemen imkânsız sayılıyordu. Ancak II. Katherina Osmanlı Devleti’ne baÅŸ eÄŸdirmeden Lehistan’dan toprak koparmanın kabil olmadığını, Karadeniz’e inmeden de Rusya’nın İngiltere ve Fransa derecesinde Avrupa’da sözü geçen bir büyük devlet sayılamayacağını çok iyi kavramıştı. İlk hedef olarak Kırım’ı seçti.
Sadrazam ve serdar-ı ekrem YaÄŸlıkçızade Mehmet Emin PaÅŸa 27 Mart 1769′da BavutpaÅŸa ordugahına geçti ve 3 Nisanda hareket etti. Serdar-ı ekrem Tuna deltası üzerinde vakit geçirirken, Hotin çevresinde Osmanlı-Rus savaÅŸları baÅŸlamıştı.
Hotin, Lehistan’ın kapısı olan çok önemli bir Osmanlı kalesidir. Bu kalenin Rusların eline geçmesi demek, Lehistan’ı Rus istilâsına açık bırakmak demekti.
Ruslar, ilk hedef olarak, askerî ehemmiyeti bu derece büyük olan Hotin’i seçtiler. Ruslar Mayısın ilk günü kaleye saldırıda bulundular. Ancak bu saldırı püskürtüldüğü gibi Dinyester’i jieçene kadar takip edildiler. Bu zafer üzerine III. Mustafa “Gazi” unvanını almıştır. AÄŸustosta Ruslar, yeni bir Hotin kuÅŸatması denediler fakat bu da Osmanlıların zaferiyle sonuçlandı. Kırım ham IV. Devlet Giray’la serdar Moldovancı Ah PaÅŸa, Rusları takip ettiler ve ağır zayiat verdirdiler.
Hiçbir ÅŸey yapmadan orduyla Dobruca ve Besarabya’da vakit geçiren sadrazam Mehmet Emin PaÅŸa’nın Edirne’ye çağırılıp idam edilmesinden sonra Moldovancı Ali PaÅŸa, sadrazam ve serdar-ı ekrem oldu. Ali PaÅŸa 9 Eylülde Dinyester’i geçip Ukrayna’ya girdiyse de, askerini bir müddet sonra geri aldı. 16 Eylül günü bu teÅŸebbüsünü tekrarladı. Ancak Dinyester üzerine kurulan köprünün çökmesiyle bu teÅŸebbüs de sonuçsuz kaldı. 4 gün sonra sadrazam kışlamak üzere ordusunu Hotin’den İsakçı’ya çekmeye baÅŸladı. Bunu duyan Hotin’deki Osmanlı muhafızların hepsi kaçtılar. Kale kumandanı vezir Abaza PaÅŸa’nın çevresinde ancak birkaç kiÅŸi kaldı. Bunun üzerine sadrazam, Abaza PaÅŸa’ya kaleyi olduÄŸu gibi bırakıp kendisine katılmasını emretti. Böylece 21 Eylülde Ruslar, içinde bir tek Osmanlı askeri kalmayan Hotin’i iÅŸgal etti. Hotin’in düşmesi üzerine Moldovancı Ali PaÅŸa’nın yerine İvazzade Halil PaÅŸa sadrazam ve serdar-ı ekrem oldu. Böylelikle Osmanlı baÅŸarısıyla baÅŸlayan savaÅŸ, 1769 yılının sonbaharı girerken, Rus üstünlüğüyle geliÅŸti. Ruslar Kafkasya’da Osmanlı Devleti’ne tâbi birçok yerleri iÅŸgal etmiÅŸlerdi.
II. Katherina İngilizlerin yardımıyla modern bir Rus donanması kurmuÅŸtu. Karadeniz, kapalı bir Türk gölü olduÄŸu için bu donanma tabiatıyla Baltık Denizi’ndeydi. Osmanlı Devleti, Rusya’ya savaÅŸ açar açmaz, 1768′in sonlarında, Rus donanması, Akdeniz’e girdi. İstanbul’daki Fransız büyükelçisi Saint-Priest Kontu, Rus donanmasının Akdeniz’e doÄŸru hareket ettiÄŸini Babıâli’ye bildirdi. Ancak vezirlerden hiçbiri, Rusların böyle bir deniz seferini baÅŸaracağına ihtimal vermedi ve hiçbir tedbir alınmadı. Rusların ciddî bir donanması bile olduÄŸuna inanmak istemeyen vezirler, Baltık Denizi’nden Akdeniz’e bir yıldan fazla bir zamanda gelecek bir Rus deniz kuvvetine kulak asmıyorlardı. Rus donanmasının Mora’ya yaptığı çıkarma Muhsinzade Mehmet PaÅŸa’nın gayretleriyle önlendi. DiÄŸer taraftan kaptan-ı derya Hüsameddin PaÅŸa’nın da yardıma gelmesiyle Rus donanması Mora sularından çekildi. Rus donanması Mora ile Girid arasındaki Cerigo Adası’na sığındı. Hüsameddin PaÅŸa’nın kumandasındaki Osmanlı donanması da Ruslarla birkaç çarpışmadan sonra Sakız sularına geldi. Bunun üzerine Rus donanması da Ege Denizi’ne girdi ve Mora bozgununu telâfi için fırsat aramaya baÅŸladı.
6 Temmuz sabahı iki donanma, Sakız Boğazının kuzeyinde Koyun Adaları açıklarında karşılaştı. Osmanlı toplarının üstünlüğü karşısında Amiral Elphinston, geri çekildi.
Kaptan-ı derya Hüsameddin Paşa, Rusların yeniden savaşı göze almayacakları düşüncesiyle, gün batarken Çeşme limanına girdi .
ÇeÅŸme bozgunu, Avrupa’da büyük akisler yaptı. Ruslar, Limni’yi 2 ay kuÅŸatmalarına raÄŸmen alamadılar. 22 Ekimde Mondros limanına giren Cezayirli Hasan Bey, düşman donanmasını ric’ate mecbur bıraktı. Ruslar, Baltık Denizi’ne dönmek üzere Ege Denizi’nden çıktılar. Limni zaferi üzerine Hasan Bey’e “Gazi” unvanı ve Kaptan-ı Deryâ’lık verildi.
Kont Romanzov BoÄŸdan’a girmiÅŸ ve ülkenin büyük kısmını iÅŸgal etmiÅŸti. Kont Panin’in kumandasındaki Rus kuvvetleri de Bender Kalesi’ni kuÅŸatmaya baÅŸladı. Bender Besarabya’da Dinyester’in güney kıyısında mühim bir Osmanlı kalesiydi. Romanzov, Besarabya’nın güneyine inmiÅŸ, İsakçı’nın kuzeyinde Kartal mevkiinde karargâhını kurmuÅŸtu. II. Kaplan Giray, BoÄŸdan seraskeri ve Rumeli beylerbeyisi vezir Abdi PaÅŸa, Yeniçeri AÄŸası vezir Kapıkıran Mehmet PaÅŸa, düşmanı Kartal’dan söküp atamadılar. Bunun üzerine bizzat sadrazam ve serdar-ı ekrem Ivazzâde Halil PaÅŸa, Dobruca’dan çıkarak Besarabya’ya girmiÅŸ oldu. Kuzeyde Kırım Hanı olduÄŸu için, Kont Romanzov’un durumu ümitsizdi. Kont, 31 Temmuz gecesi sürpriz taarruzuyla Osmanlı saflarına girdi. Osmanlı ordusunun bozulması sonucu sadrazam Babadağı’na çekildi. Tuna nehrinin kuzey yalılarındaki Osmanlı kaleleri, doÄŸudan, Karadeniz’den itibaren batıya doÄŸru Kilya, İsmail, Kalas ve İbrail ile Dinyester’in aÄŸzındaki Akkerman düştü. Bu durumda uzun zamandan beri kuÅŸatma altında olan Bender’in mukavemeti bahis konusu olamazdı. Ruslar, Karadeniz kıyılarına bile inmiÅŸlerdi. 27 Eylülde Bender düştü. Kartal bozgunu ye Tuna’nın kuzey yalılarının kaybedilmesi üzerine İvazzâde Halil PaÅŸa azledildi KaradaÄŸ’da Rusların çıkarttıkları ayaklanmayı bastırmaktan dönen Damad Cihangirli Mehmet PaÅŸa, Bosna beylerbeyliÄŸinden sadrazam ve serdar-ı ekrem oldu.
Ruslar, 1770′de savaşı kazanmış durumdaydılar. 1771′de artık Kırım’a inebilir ve Karadeniz’e çıkabilirlerdi.
1770 Aralığında II. Kaplan Giray azledildi ve yerine III. Selim Giray Han, tekrar han oldu.
Rusların Kırım’ı iÅŸgali (13 Temmuz 1771):
1771 bahan sonunda Prens Dolgoruki, Kırım’ın giriÅŸ yerindeki Orkapı Kalesi’ni kuÅŸatmaya baÅŸladı. Kale 24 Haziranda düştü. Selim Giray, Orkapı’nın düştüğünü ve Rusların Kırım’ı iÅŸgale baÅŸladığını öğrenince, Kırım’ın savunmasını Osmanlılara bırakıp İstanbul’a gitti.
Kırım seraskeri vezir Silahtar İbrahim PaÅŸa 13 Temmuzda Prens Dolgoruki’ye teslim oldu ve böylece 13 Temmuz 1771′de Kırım Yarımadası, Rus iÅŸgaline girdi.
Kırım’ı iÅŸgal etmekle beraber Ruslar, Karadeniz’in kuzey kıyılarındaki Osmanlı kalelerini düşüremediler. Bunların en önemlisi olan ve Odesa’nın batısında bulunan Özü vezir Hazinedar Ali PaÅŸa’nın parlak savunmasıyla kurtuldu. Ağır zayiat veren Ruslar 2 AÄŸustosta Özü kuÅŸatmasını bıraktılar. Kuburun Kalesi de Abdullah PaÅŸa’nın savunmasıyla kuÅŸatmadan kurtuldu. Eflâk’ı iÅŸgal eden Ruslar, Yerköyü Kalesi’ni de alıp Osmanlıları Tuna’nın kuzeyinden atmak istediler.
Buna karşılık eski sadrazam Muhsinzâde Mehmet PaÅŸa’nın BükreÅŸ’i almak istemesi bir sonuç vermedi.Ruslar, Dobruca’ya ayak basarak Tulça Kalesi’ni aldıkları gibi Babadağı’na kadar akın yaptılar. Bunun üzerine serasker Muhsinzâde karargâhını Babadağı’ndan kaldırarak, Varna’nın kuzeyindeki HacıoÄŸlupazarcığı’na çekildi. 11 Aralıkta Åžumnu’ya kışlamak üzere çekilen Muhzinzade Damad Mehmet PaÅŸa tekrar sadrazam oldu.
1772 yılında önemli bir askerî harekât olmadı. Ruslar, son güçlerini harcamışlardı.
Uzayıp giden savaÅŸ, büyük Avrupa devletlerini endiÅŸelendiriyordu. Prusya ile İngiltere, Rusya’yı; Fransa ile Avusturya Osmanlı Devleti’ni alttan alta destekliyorlardı. Lehistan’ın, Kırım’ın, Romanya’nın Rus iÅŸgalinde kalması Viyana’da büyük memnuniyetsizlik doÄŸuruyordu. Bu ülkelerin büyük bir kısmında eskiden beri Avusturya’nın gözü vardı. III. Mustafa gibi, II. Katerina da bütün ihtiyat hazinesini savaÅŸa harcamıştı. Bu durumda, Prusya ve Avusturya’nın aracılığı ile 10 Haziranda Yerköyü’nde Osmanlı - Rus mütarekesi imzalandı. 6 AÄŸustosta Romanya’da FocÅŸani’de barış konferansı açıldı. Müzakereler hiçbir netice vermedi. Rusların isteklerini Osmanlılar kabul etmedi. Barış konferansı 9 Kasım ‘da bu defa BükreÅŸ’te toplanmaya baÅŸladı. Bu suretle 1772 yılı neticesiz barış müzakereleriyle geçti ve iki taraf, son sözlerini söylemek üzere yeniden askerî hazırlığa baÅŸladı.
Ruslar, Kırım gibi bir Osmanlı ülkesinde bile basan kazandıkları Osmanlılardan ayrılıp istiklâl elde etme propagandasına, Mısır ve Suriye’de de giriÅŸtiler ve Memluk beylerini, istiklâl bahasına Osmanlılara baÅŸ kaldırmaya teÅŸvik ettiler. Memlûklerden Cin Ali Bey, bu propagandaya kapıldı. Büyük bir servete sahip olan Cin Ali Bey, Kahire’de belediye reisi idi. Mısır beylerbeyisi Gürcü Mehmet PaÅŸa, Ali Bey’in durumunu ve Ruslarla Babıâli’ye bildirdi ve Memlûk beyini ortadan kaldırmak emrini aldı. Ancak baÅŸarı kazanamadı. Kendini Mısır, Suriye, Lübnan ve Filistin sultanı ilân eden Ali Bey, Ruslardan büyük yardım görüyordu. Hatta ÇeÅŸme galibi Kont Orloff, Ali Bey’i desteklemek için Beynıt ve Sayda gibi Lübnan Umanlarında görünmüştü. Ancak Cin Ali Bey’in damadı Ebû-Zeheb’le arasının açılması, ortaya yarım yüzyıl önce bir Mehmet Ali PaÅŸa’nın çıkmasını önledi. Ebû Zeheb, Osmanlı desteÄŸini saÄŸlayarak, kayınpederinin üzerine yürüdü ve onu birçok defalar bozdu. Ali Bey, Suriye’ye döndü.
Bir müddet Suriye’de kalan Cin Ali Bey, Ruslardan yardıma kuvvet alarak Kahire’ye yürüdü. Ancak 1 Mayısta yenildi ve kuvvetleri dağıldı. Bir hafta sonra aldığı yaralardan öldü ve başı kesilerek İstanbul’a gönderildi.
Mısır meselesini halleden Osmanlı Devleti artık Bulgaristan’a inmiÅŸ olan Rusları durdurmak için büyük çaba gösterdi. Yerköyü’nün de düşmesiyle Osmanlıların Romanya ile ilgileri kesilmiÅŸti. Yerköyü’nün karşısındaki Rusçuk’ta üslenen serasker vezir Dağıstanlı Ali PaÅŸa’nın gayretlerine raÄŸmen Yer-köyü geri alınamadı. Bu defa Ruslar Tuna’yı atlayıp Ruscuk’u düşürmek istediler. Ancak Mertin meydan savaşında büyük zayiat vererek yenildiler. Ünlü Rus kumandanlarından Prens Pepnin, 1200 düşman askeriyle esir edilip İstanbul’a sevk edildi. Varna muhafızı vezir Numan PaÅŸa ise Babadağı’nın güneyinde düşmana yenildi. Bunun üzerine MareÅŸal Romanzov’un kumandasındaki Ruslar, Güney Dobruca’da Tuna’nın güney kıyısı üzerindeki Süistre’yi kuÅŸatmaya baÅŸladılar. Serasker vezir Osman PaÅŸa ve Silistre muhafızı vezir Hasan PaÅŸa 29 Haziranda MareÅŸal Romanzov’u bozdular. Ruslar Silistre kuÅŸatmasını kaldırarak Romanya’ya çekildiler. III. Mustafa, Osman PaÅŸa’ya “Gazi” unvanını verdi.
Ruslar birkaç ay sonra, Bulgaristan’a sarkmak teÅŸebbüslerini bu defa Varna önlerinde denediler. Dobruca’yı iÅŸgal ettiler ve Varna önlerine geldiler. 20 Ekimde düşman 1500 ölü ve binlerce yaralı verdikten sonra Varna önünden çekildi. Ruslar Bulgaristan’ı ele geçirmekten ümitlerini kestiler. Ancak iÅŸgal ettikleri Dobruca ve kuzey-doÄŸu Bulgaristan’daki Osmanlı Devleti’ne ait ÅŸehir ve kasabaları tahrip ettiler.
1773 yılındaki teÅŸebbüsler de, Rusların taarruz gücünü kaybettiklerini gösterdi. 1774′ün ilk günlerinde III. Mustafa teessür içinde öldü ve barış iÅŸi kardeÅŸi I. Abdülhamit’in ilk aylarına kaldı.
1774 baharında Ruslar barış görüşmelerine tesir edebilmek için birkaç teÅŸebbüs daha yaptılar. MareÅŸal Romanzov’un Åžumnu’ya yaklaÅŸması ve baÅŸkumandanlık karargahını burada kurmuÅŸ olan sadrazam Muhsinzade Mehmed PaÅŸa’nm ağır hasta olması yüzünden Osmanlı Devleti Rusya’nın barış teklifini kabul etti. Sadaret kethüdası Resmî Ahmet Efendi baÅŸdelege ve Reisü’l-küttab İbrahim Münib Efendi ikinci delege oldu. Rusları Prens Renin ve MareÅŸal Romanzov temsil ediyordu. Konferans Tuna kıyısı yakınlarında Küçük Kaynarca’da açıldı .