‘devşirme’ olarak etiketlenmiş yazılar

Mertulos

Perşembe, 11 Ekim 2007

Yeniçeri Ocağı kurulmadan önce Hıristiyanlardan meydana gelen ve ordunun geri hizmetlerinde çalışan teşekküllerden birinin adıdır. Martulos silâhlı anlamına gelen Rumca bir kelimedir. Martuloslar başlangıçta çok az sayıda idiler. Ancak Trakya, Makedonya ve Teselya’nın fethiyle buraların yollarının ve sarp geçitlerinin asayişinin korunması Martuloslara bırakıldı ve sayıları da arttırıldı. Daha sonra Bosna ve Macaristan’da sınıra yakın kalelerde görevlendirildiler.

Martulosların bölük kumandanları ve bir kalede bulunan çeşitli bölüklerin de ağası vardı. Martulosların subayları ve özellikle kalelerdeki ağaları Müslüman olurlardı. Başlangıçta Rumlardan kurulu olan Martuloslar arasına daha sonra diğer Hıristiyan milletlerden de katılmıştır. Bosna sınır kalelerindeki Martuloslar Müslüman oldukları halde yine aynı adı muhafaza etmişlerdir. Martuloslar maaşlı olup, on iki akçeye kadar günlük alırlardı.

Tanzimat’la birlikte bu teşkilâtta tarihe karışmıştır.

Devşirme

Cumartesi, 06 Ekim 2007

Osmanlı merkez ordusu için çeşitli kavimlerden asker alma. Bazı tarihçiler bunu Osmanlı İmparatorluğu’nun Hıristiyan uyruklarından canlı olarak aldıkları askerlik vergisi olarak kabul ederler. Bilindiği gibi, bütün Türk devletlerinde hakan (sonraki yüzyıllarda sultan ya da padişah) m otoritesini pekiştirmek aile ve boy kavgalarında, saltanat savaşlarında hükümdarın güvenini sağlamak, devletin iç ayrılışlarla çökmesini önlemek amacıyla doğrudan doğruya hükümdara bağlı bir merkez ordusu, Kapıkulu “Galâman-ı saray” kurulması bir ihtiyaçtı. Bu ordu, bütün Türk devletlerinde, savaşlarda tutsak alınan kölelere ve hakanın yüksek otoritesine boyun eğen prens ve beylerin, hükümdarların gönderdikleri rehinelere dayatılmıştı. Osmanlı Devleti’nin kuruluşunda da aynı ihtiyaç, aynı ilkelerle sağlanmıştı.

Osmanlı Devleti’nin sınırlarının yüzyıl içinde buyandan Tuna’ya, bir yandan da Bosna ve Mora’ya kadar yayılması, devletin güvenliği için gereken asker sayısının arttırılmasını zorunlu kılmıştı. Bu ihtiyacı karşılayan, Müslüman Türklerin Hıristiyan çoğunluk karşısındaki nüfus dengesini kısmen koruyan bir uygulama olarak devşirme sistemi, Osmanlı yöneticileri tarafından ortaya konulmuş ve 250 yıl başarı ile uygulanmış yepyeni bir buluştur.

Çelebi Mehmet tarafından başlatılan II. Murat zamanında ise kanunlaşan bu sistem, önceleri beylerbeyi, sancakbeyi ve kadıların sorumluluğu altında, çok çocuklu Hıristiyan ailelerden bir çocuğun alınması şeklinde basit bir işlerliğe sahipti. Sağlanan faydalar ve edinilen tecrübeler sonunda bu kuruluş, Fatih zamanında daha da geliştirildi. Kaç yılda nereden, ne şartlarla ne kadar ve nasıl devşirme yapılacağı ayrı ayrı tespit edildi. XVII. yüzyılda da en olgun bir şeklini aldı. Bu kurallara göre devşirme ihtiyaç oranında 3- 5- 7 yılda bir kez, 8-10-15-18- 20 ve çoğunlukla 14-18 yaşlar arasında Türk, Çingene, Kürt,Acem, Rus, Yahudi, Gürcü olmayan Hıristiyan ailelerden çok çocuklu, soylu kişilerin erkek evlâtlarından gereğine göre, 2000 ile 10.000 kişi olarak toplanırdı. Devşirilenin büyük şehir uşağı olmaması, uşaklık gibi hizmetlerde bulunmamış olması, fizikî yapı bakımından tam ve yakışıklı olması temel ilkelerdendi.

Bazı bölgelere başka hizmetler yüklendiğinden, Bursa, Kartal, Kadıköy vb. devşirme bölgeleri dışında bırakılmıştı.

Devşirme sisteminin bozulması, onun en kusursuz bir kuruluş haline geldiği yıllara rastlar. 1582′de Şehzade Mehmet’in sünnet düğününde bazı hünerler gösteren Hıristiyan sanatçıların çocuklarım, acemi oğlanların arasına katmak istemeleri, yeniçeri ağası Ferhat Ağa (sonra sadrazam) direndiği ve görevinden çekildiği halde, III. Murat’ın ısrarı üzerine Yusuf Ağa tarafından “ağa çırağı” adı ile ı alınınca, bu yeni usul bir yol olmuş ve zamanla bu gedikten uygun olmayan pek çok kişi ocağa girmişti. Öte yandan yeniçerilerin evlenmelerine izin verildikten sonra bunların erkek çocuklarının kuloğlu adı ile ocağa alınmaları da kadroları doldurduğundan devşirme ihtiyacı azalmıştı. Böyle olmakla birlikte gittikçe seyrekleşe seyrekleşe XVIII. yüzyılın ilk çeyreğine kadar devşirme sistemi uygulanmıştır.