‘eşrefoğulları’ olarak etiketlenmiş yazılar

Hamidoğulları Beyliği

Perşembe, 04 Ekim 2007

Anadolu’da Göller Bölgesi’nde, Eğridir, Uluborlu, Yalvaç, Karaağaç, Asi, Keçiborlu, Isparta, Burdur ‘a hâkim olmuş, Teke aşiretinin bir kolunu teşkil eden Türkmenlerin kurduğu beylik (1300). Beyliğin kurucusu Dündar Bey, yeni beyliğe babası Hamid Bey’in adını vermiştir. Hamidoğulları ülkesi büyüyünce Anlatya bölümünün yönetimi kardeşi Yunus Bey’e verilmiştir. Hamidoğulları bu şeklide iki merkezden yönetilmişlerdir.

Dündar Bey, XIV. yüzyılın başından itibaren 24 yıl süreyle öbür Anadolu beyliklerine karşı başarılı bir büyüme politikası gütmüştür. Anadolu Selçuklarının yıkılmasından sonra, meydana gelen bağımsız beylikleri kendilerine bağlamak amacıyla İlhanlılar, önemli bir kuvvetle Anadolu’ya beylerbeyi olarak Emir Çoban’ı gönderince (1314), Dündar Bey, diğer bağımsız Anadolu beylikleri gibi Emir Çoban’a itaatlerini bildirmiştir. Hattâ ilhanlı hükümdarı Olcaytuğ Hüdabende adına Eğridir’de para bastırmıştır. Emir Çoban’ın ölümü üzerine oğlu Timurtaş, Anadolu beyliklerini ortadan kaldırmaya başlamıştır. Bu arada Dündar Bey’in üzerine de yürümüş, Hamidoğulları Beyliği’ni kendi hâkimiyetine alarak, bu yörelerin yönetimini amcası Dündar Bey’i kendisine teslim eden Mahmut Bey’e vermiştir (1324). Fakat Timurtaş’ın İlhanlı hükümdarı Ebu Said’e isyan ederek Mısır’da hüküm süren Memlûklerin himayesine girmesi üzerine, Dündar Bey’in oğlu Hızır Bey, eski Hamidoğulları Beyliği’ne ait topraklan tekrar elde etmiştir. Daha sonraları Dündar Bey’in Mısır’da bulunan diğer oğlu İshak Çelebi Anadolu’ya geçerek yönetimi eline almıştır (1328). Bu tarihten sonra eski kudretini bulan Hamidoğulları genişleme siyaseti gütmüşler daha önceleri İlhanlıların Anadolu Beylerbeyi olan Timurtaş’ın zaptettiği Eşref oğullarına ait topraklardan bazı yerleri sınırlan içine almışlardır. Hamidoğulları Beyliği bu tarihten sonra kudretsiz beylerin yönetiminde gerilemeye başlamış, sonunda Kemalettin Hüseyin Bey zamanında, Hamidoğulları ülkesinin en güzel bölgeleri (Yalvaç, Karaağaç, Beyşehir, Seydişehir ve Akşehir), iktidarı bir çığ gibi büyüyen Osmanlı hükümdarı Sultan I. Murat’a 80 bin altın karşılığında satılmıştır. Kemalettin Hüseyin Bey’in ölümü üzerine Hamidoğulları ülkesinin diğer kısımları Osmanlılarla Karamanlılar arasında paylaşılmıştır. Osmanlılar, Isparta ve çevresine Hamid Sancağı adını vermişler, Antalya ve çevresine de Teke Sancağı adı vererek-Konya iline bağlamışlardır. 1423′te de beyliğin hüküm varlığı ortadan kalkmıştır.

Eşrefoğulları Beyliği

Perşembe, 04 Ekim 2007

Anadolu Selçuklu Sultanlığı’nın Moğolların baskısı altında dağılmaya yüz tuttuğu XIII. yüzyılın yarısında eski Psidia toprakları üzerinde, merkezi Beyşehir ile Gorgorome kalesi (sanıldığına göre Ararım köyü) olmak üzere kurulan bir Türk beyliğinin adı. Bu beylik, en güçlü olduğu yıllarda güneyde Beyşehir, kuzeyde Akşehir ve Bolvadin’e kadar olan bölgeyi kontrolü altına almayı başarmıştı.

Beyliğin kurucusunun adı Eşref Bey idi. Eşref Bey’in Beyşehir Gölü çevresinde bir uç beyi olduğu ve kendisine Karalia kasabasının merkez edindiği, bu sebeple de kasabanın adının Beyşehir olarak Türkçeleştirildiği, kendisinin el-Emirü’l-adil veya el-Emirü’l-Kebir unvanlarını taşıdığı bilinmektedir.

1281 yılından itibaren Eşref Bey’in yerini Seyfüd-din Süleyman Bey’in almış olduğu ve bu beyin Selçuklu tahtı etrafında dönen olaylara karıştığı görülmektedir. Sultan Gıyaseddin Keyhusrev’in öldürülmesi üzerine onun oğlu II. Gıyaseddin Mesud’a karşı çıkarılan iki şehzade arasındaki mücadelede, Keyhusrev’in karısı Süleyman Bey’e saltanat naibliği rütbesini vererek, onun yardımını sağlamış ve 1284′te Konya’da iktidarı böylece elinde tutmuştu.

Moğol İmparatoru Keyhatu, Anadolu Türk beyliklerini itaati altına almak için (1291) düzenlediği seferde Eşrefoğulları Beyliğini de harekat sahası içine katmıştı.

Süleyman Bey’in ölümü üzerine (1301) yerini, oğullarından Eşref ve Mehmet beylerden hangisinin aldığı bilinmemektedir. Ancak, Mehmet Bey’in Melikü’l Ümera (beylerbeyi) unvanı ve Mübarizüd-din lakabıyla kendisini tanıttığı bilinmektedir. Mehmet Bey, Akşehir ve Bolvadin’i de beyliğine katmıştır.

1326′da ise, Eşrefoğulları Beyliği’nde Mehmet Bey’in oğlu Süleyman Şah görülmektedir. Ancak, bu beyin hükümdarlığının ne kadar devam ettiği bilinmemektedir.

Anadolu’daki Selçuklu emirlerini Moğol hâkimiyetine bağlamak amacı ile Timurtaş’ın bu yıl içinde yaptırdığı sefer sonunda Beyşehir işgal edilmiş olduğu, Süleyman Şah’ın esir edildiği ve Beyşehir gölüne atılmak suretiyle öldürüldüğü, Eşrefoğulları Beyliği’nin de böylelikle son bulduğu, Timurtaş’ın çekilmesinden sonra ise, Eşrefoğulları topraklarından Beyşehir, Seydişehir ve Akşehir’in Hamidoğulları’ndan Necmeddin İshak Bey’in eline geçtiği bilinmektedir. 1391 yılında ise bu bölge Yıldırım Bayezid tarafından Osmanlı ülkesine katılmıştır.

Eşrefoğulları, Bolvadin’de Çarşı Camii, Beyşehir’de ise Selçuklu mimarisinin en güzel örneklerinden olan Süleyman Bey Camii ve türbesiyle hatıralarını günümüze kadar ulaştırmışlardır.