‘gemi’ olarak etiketlenmiş yazılar

Breslau

Perşembe, 11 Ekim 2007

Aman kruvazörü. 10 Ağustos 1914′te Yavuz (Goeben) zırhlısıyla birlikte İngiliz takibinden kurtulmak için Osmanlılara sığındı. Seferberlik ile silahlı bîtaraflığını ilân etmiş olan Osmanlı imparatorluğu, İngiltere’nin el koyduğu iki gemisine karşılık, bu gemileri satın aldığını ilân etti. Osmanlı hükümeti bu kruvazöre Midilli adını vermiştir. Gemilerdeki Alman mürettebat görevlerine devam ettirilmiştir. Osmanlı Devleti’ni emri vaki ile savaşa sokmak için Karadeniz’e çıkan gemiler Rus limanlarını topa tuttular. Bu bombardıman sonucu Osmanlı Devleti I. Dünya Savaşı’na katılmak zorunda kaldı. Midilli kruvazörü İmroz Adası’na yapılan bir saldırı sırasında mayın tarlasına düşerek mürettebatıyla birlikte battı (20 Ocak 1918).

Midilli kruvazörü 4.550 ton ağırlığındaydı. Hızı 27 mil/saat olan kruvazörün 105 mm.lik 12 topu ile 450 mm.lik bir torpido kovanı vardı.

Baştarda

Perşembe, 11 Ekim 2007

Buharlı gemilerin icadından önce Osmanlıların kullandıkları savaş gemilerinden birinin adı.Baştarda, bir cins küçük gemi, kadırganın küçüğüdür.

Yelkenle ve kürekle hareket eden gemilerde oturak “birim”di. Oturak sayısı çoğaldıkça gemilerin adı da değişiyordu, işte bunlardan 26-36 oturaklı gemilere bastarda denilirdi. Bu gemilerin büyüklük itibariyle birbirinden farklı olmak üzere birkaç çeşidi vardı.

En büyüğü olan 36 oturaklısı “paşa bastardası” adını alıyordu. Bu gemilerin uzunlukları 210′dan 216 Osmanlı kademidir (yarım arşın uzunluğunda bir ölçü olup, 34 cm).

Baştardaların kadırgalarda olduğu gibi baş taraflarına üçer top konulduktan başka çıkmaları üzerine de dörder beşer top yerleştirilirdi. Pasa gemisi olduğuna işaret olmak üzere kıç kamaraları üzerinde üçer fener yakılırdı.

Paşa bastardasına 84′ü gemici ve topçu, 216’sı savaşçı ve 500′ü de kürekçi olmak üzere 800 mürettebat bulunurdu.

Orta bastardada, 26 oturak olup, uzunluğu 171 kademdir. Bir çeşit daha bastarda vardır ki, buna “hünkâr gemisi” adı verilir. Bunda da alâmet olarak üç fener yakılırdı.

Bir bastarda, 6 mavna, 40 da kadırga bir donanmayı teşkil ediyordu.

Kalyon

Perşembe, 11 Ekim 2007

Birden fazla güvertesi olan ve yelkenle kullanılan büyük savaş gemisi.

Kalyonların, karaka, barca, karavelâ, burton gibi çeşitleri vardır. Osmanlı Donanması’nda kalyonlar ilk olarak II. Bayezid döneminde kullanılmıştır. O dönemde kalyonlara (göğe) deniliyordu. Kanunî döneminde, bin beşyüz ile ikibin tonilâto arasında yük taşıyan “baraka” türünden büyük gemiler kullanılmıştır. Bu gemiler, kürekle de hareket ettirilmesine rağmen genellikle yelkenle kullanıldığından savaş sırasında, rüzgâr olmadığı zaman elverişli değillerdi. Bu sebeple savaşlarda kadırgalar tercih edilir, kalyonlar deniz ticaretlerinde kullanılırdı.

Kadırga

Perşembe, 11 Ekim 2007

Osmanlı donanmasında kullanılan bir çeşit savaş gemisi. Osmanlı donanmasının esasını kadırgalar teşkil ederdi. Kadırgalar yirmibeş oturaklı olup, sağ ve sol küreklerinin adedinin elli olması gerekiyorsa da, bu oturaklardan birinin matbah olması sebebiyle kürek adedi 49′du. Kadırganın her küreğini dört-beş kişi çekerdi. Kadırgalar gayet uzun ve ensiz ve hemen su ile beraber denecek kadar alçak ve hareketleri çok seriydi. Önceleri karpuz kıçlı değillerdi, XVII. yüzyılda bu biçimde yapılmaya başlandı. Osmanlı kadırgalarının boylan 165-168, enleri 21-22 kademdi. Kıç irtifaı 18, baş irtifaı 11 karıştı.

Her kadırgada harita kullanmasını bilen ve pusuladan anlayan bir kaptan ile bir odabaşının emrinde, biri odabaşı olarak tirinkete (yelken) kullanan yirmi âlâtçı ile iki dümenci, bir yelkencibaşı ve yelkencinin emrinde olarak gömi denilen iki vardiyan, iki dülger, iki kürek yapıcı, iki kalafatçı ki toplam 35 kadar gedikli gemicisi ve bunlardan başka yirmi dört oturakta dörder kişiden 96 kürekçisi ile 100 savaşçısı vardı ve kadırga mevcudu 330 kişi idi. XV.yüzyıl sonlarında bir kadırgada bir büyük top ile darbaz ve 8 aaet de pranki topu bulunuyordu.

XVIII. yüzyıl başlarından itibaren kadırgalar önemlerini kaybetmişler ve yerlerini kalyonlara devretmeye başlamışlardır. III. Ahmet devrinden başlayarak sayılan azaltılan kadırgalar I. Abdülhamit devrinde ortadan kaldırıldılar. Osmanlı donanmasında kadırga olarak yalnız kaptan paşa baştardesi kaldı.