‘rumeli beylerbeyliği’ olarak etiketlenmiş yazılar

Saruhanoğulları Beyliği

Perşembe, 04 Ekim 2007

Önce Selçukluların uç beyliği olarak, 1308-1335 yılları arasında İlhanlılara tabi bulunmuş, sonra bağımsız olmuş bir beyliktir. Merkezi Manisa idi. Ankara muharebesinden sonra da 8 yıl Osmanlılara tabi olarak yaşamışlardır. Osmanlılar, “Saruhan Tahtı” denen Manisa sancakbeyligine ekseriya veliaht şehzadeleri yollamışlardır. Kuzeyinde Karasioğulları, güneyinde Aydınoğulları vardı. Doğusundaki Germiyanoğulları, ilk zamanlarda Saruhanlılara bağlı idiler. Esasen Saruhan beylerinin ataları evvelce Germiyanoğulları hizmetinde   bulunuyorlardı.

Aydın ve Saruhan beyleri, Germiyanoğullarının en batıya Ege kıyılarına gönderdikleri kumandanları olup, fethettikleri bölgede kılıç hakkı olarak kalıp devlet kurmuşlardır. Bu beylik bilhassa deniz gücüne dayanıyor, müttefikan hareket ediyorlardı. Cenevizliler, Rodos Saint Jean Şövalyeleri ve Bizans’a karşı Aydınoğulları ile birlikte hareket ediyorlardı. 1313′te Manisa şehrini alan Saruhan Bey’in ailesi de Osmanoğulları gibi Cengiz’in saldırıları sonucunda Anadolu’ya gelmişlerdi. 1410′da beylik tamamen Osmanlılara geçti. Son beyin kardeşi Orhan Bey, 1403′ten sonra ölmüştür.

Saruhanoğulları içinde beyliği için en çok yararlılıklar gösteren Saruhan Bey’in oğlu Gazi Süleyman Bey’dir. Gazi Süleyman Aydınoğlu Umur Bey ile birlikte Mora, Yunan ve Makedonya seferlerine çıkmış, Makedonya’da şehit düşmüştür. Haberi alip kederinden ölen babası Saruhan Bey’in yerini küçük oğlu İlyas Bey almıştır. Saruhan Bey’in diğer oğulları Devlet-Han, Atmaz-Han, Orhan, Timur-Han, Gördes beyi Yusuf, Kayacık beyi İdris Beyler, Devlet-Han Bey’in oğlu da Demirci beyi Yakup-Han Bey’dir.

Saruhan Beyliği 98 yıl sürmüştür (1300-1410).

Saruhan Beyleri: 1-Saruhan Bey (1300-1345) 2-Fahreddin İlyas Bey (1345-1374) 3-Muzafereddin İshak Çelebi (1374-1388) 4-Hızır-Şah Bey (1388-1330-1402-1410)

Rumeli Beylerbeyliği

Perşembe, 04 Ekim 2007

Osmanlı devlet teşkilâtında Balkanlar’daki Osmanlı topraklarının yönetiminden sorumlu beylerbeyilik. Osmanlı Devleti’nin ilk döneminde 1361 tarihinde I. Murat (Hüdâvendigâr) tarafından kurulmuştur. Gerçi Rumeli’nin ilk fatihi Süleyman Paşa da Orhan Gazi’nin beylerbeyisi durumunda idi ise de I. Murat (Hüdâvendigâr) Edirne’yi fethedip Bursa’ya döndüğünde lalası Şahin Bey’i orta uca getirip kendisine Rumeli Beylerbeyi unvanını vermekle, yeni bir askerî- idarî yönetim biçimi meydana getirmişti. Rumeli Beylerbeyliği, Anadolu ve öteki beylerbeylikler meydana geldikten sonra da özel durumunu uzun yıllar korumuştur. Rumeli Beylerbeyliği’nin ilk merkezi Edirne şehri olup, merkez sancağı bu sebeple Paşa livası ve Trakya bölgesi de Paşalı adını taşımakta idi. XIV. ve XV. yüzyıllarda Rumeli beylerbeyisi hükümet merkezinde (Edirne) otururlar, Divân-ı Hümâyûn’a üye gibi katılırlar, terfi edecekleri zaman Divân’da küçük vezir, yani, sonuncu Kubbe veziri olurlar ve vezirler gibi paşa unvanını taşırlardı. Rumeli

Beylerbeyiliği, Anadolu beylerbeyilerinin terfi edecekleri bir görev sayılırdı. 1534′te Kapudan Paşa Eyâleti’nin (Cezâyir-i Bahr-i Sefîd) teşkili ile Rumeli Beylerbeyiliği’nin kıyı sancakları Eğriboz, Avlonya İnebahtı vb. derya kalemine aktarılmakla Rumeli Beylerbeyi bazı sancaklardan çekilmiş oldu. 1541 yılında Budin Eyâleti’nin kurulmasıyla Balkan Yarımadası’ndı ve Doğu Avrupa’da fethedilen veya yasal hale getirilen bütün bölgeler Rumeli beylerbeyine bağlanıyordu. Aynı yıl Bosna Sancağı’nın da beylerbeyilik haline getirilmesi, 1608′de ise Silistre veya Özü Eyâleti’nin kurulması ile Rumeli Beylerbeyiliğinin sınırları bir hayli daraltılmış oldu. Böylece Osmanlı Avrupasında Tamışvar ve Eğri eyâletleri ile birlikte 7 beylerbeyilik kurulmuş oldu. 1640′a doğru Rumeli’nin Köstendil, Mora, İşkodra, Tırhala, Yanya, Ohri, Dukagin, İlbasan, Delivine, Üsküp, Alacahisar, Prizren, Vulçetrin ve Paşa olmak üzere 14 sancağı ve bütün eyâlette de 450 kadılığı vardı. Pirlepe, Manastır ve Kesriye de Paşa Sancağı’na bağlı bulunuyordu. Yenişehir, Sofya Selanik, Filibe ve Plorina ise havass-ı hümâyûna bağlı idi. Rumeli Beylerbeyiliği’nin devlet teşkilatındaki üstün mevkii, bazı sadrazamlara Fatih’in veziri Makbul İbrahim Paşa’nın bu görevi üstlenmelerinin sebebi olmuştur. Rumeli Beylerbeyiliği sağ, sol, orta kol olmak üzere üç kola ayrılmıştır. Sağ kolda Vize, Kırkkilise (Kırklareli), Silistre, Niğbolu, Vidin, Kili, Bender, Akkirman, orta kolda Çirmen, Sofya, Alacahisar, Semendire; sol kolda da Gelibolu, Serez, Köstendil, Delvine, Manastır, Karlıili sancaklârı yer alıyordu. Viyana bozgunundan sonra Avusturya ordularının Balkan Yanmadası içlerine sarkması ve Sırpların ayaklanması üzerine Rumeli Beylerbeyiliği’nin merkezi Manastır’a taşınmıştır. 1699 Karlofça Antlaşması ile Mora Sancağı ve Yunan Denizi kıyılarından bazı kesimler Venedik Cumhuriyeti’ne bırakılınca Rumeli Beylerbeyiliği’nin bir bölüm arazisi elden çıkmış oldu. XVIII. yüzyılın başlarında Mora Yarımadası alındıktan sonra bu bölge ayrı bir eyâlet olarak teşkilâtlandırılmış, Rumeli Beylerbeyiliği Meriç vadisi ile Trakya, Makedonya ve bir kısım Arnavutluk topraklarından ibaret kalmıştır. XVII. yüzyılın başlarında devlet teşkilâtında görülen bazı aksamalar, Rumeli beylerbeyilerinin sahip oldukları yetki ve sorumlulukların daraltılmasına yol açmıştır. Önce Divân-ı Hümâyûn’a katılma hakları kaldırılmış, paşa sancağının Manastır’a taşınmasıyla da önemleri öteki beylerbeyiler derecesine inmiştir. Aynı yüzyılın ikinci yansında Rumeli beylerbeyinin paye olarak Saray Birûn ağalarına dağıtımı ise bu beylerbeyiliğin değerinin biraz daha azalmasına sebep oldu. Bu görev giderek bölgede türeyen Derebeyi, âyân ve mütegallibeleri bastırmakla görevli bir vali durumuna geldi. Rumeli Beylerbeyiliği’nin kuruluşundan XVII. yüzyıl ortalarına kadar veziriazamdan sonra en önemli mevkii alan Rumeli beylerbeyileri, sefer-i hümâyûnlarda cenah komutanı veya müstakil fütuhat yapmakla elde ettikleri şöhreti de kaybettiler. III. Selim zamanında idarî teşkilâtta yapılan yeni düzenlemede Rumeli Beylerbeyiliği 9 idarî bölümden biri oldu ve merkezi Edirne’ye taşınarak burası Varna, Çimen, Kırkkilise, Tekirdağ, Gelibolu ve Kavala sancaklarından oluşan bir il haline getirildi. II. Mahmut devrindeki düzenlemede ise Rumeli müşirliği ihdas edilmekle vilâyet merkezi tekrar III. Ordu merkezine alan Manastır’a götürüldü. 1848′de yapılan düzenlemede ise Rumeli Beylerbeyiliği payesi İstanbul Kadısı, ferîk, mîr-i mîrân ve ulâ sınıfı sânisi derecesine indirilmiştir. 1864′te Tuna vilâyeti teşkil edilirken Balkanlar’da Bosna, İskodra, Yanya, Manastır, Selanik, Rumeli Beylerbeyiliği unvan ve teşkilâtı tamamen kaldırıldı.